Son Dakika Haberleri

TÜRKMENCE KONUŞMA DİLİ PDF Yazdır e-Posta
TÜRKMENOĞLU tarafından yazıldı.   
Cuma, 14 Ocak 2011 18:57

                                                          TÜRKMENCE KONUŞMA DİLİ

              Dil dendiği zaman ilk hatıra gelen,sözlü  konuşma (İletişim) olsada,insanlararası iletişim,dille ve sözle sınırlı değildir.İnsanlar ve toplumlararası iletişimi sağlayan türlü diller vardır.Genel olarak dil,bir eşya,kişi,şey yada olgu hakkında bilgi taşır.Dil bu görevini kavramlar aracılığıyla yapar.Kişi,eşya,şey yada düşünce ve duyguların yerini tutan kavramlar,gözle görülüp,kulakla duyulan,elle tutulabilen (somut) yada düşünce ile ulaşılabilen,anlaşılabilen (soyut) düzeyde olabilir.Kurumuş bir ağaç,sıcak bir yaz (hava) bir sağnak veya boran,çok katlı bir yapı,somut.Özgürlük,hoşgörü,adalet,demokrasi,insan hakları,iyilik,doğruluk,güzellik ise soyut kavramlardır.Kültür ve dil olguları,somuttan soyuta süreklilik gösterir.Ancak günlük hayatta karşılaşılan en somut olaylar ve olgular bile,ancak soyutlanarak dile getirilebilir.Dilimizdeki ağaç,kapı,konut gibi sözcükler,eşya veya şeylerin kendileri değil,onların yerini tutan simgelerdir.İnsan simgeleştirme yeteneğine sahip olduğu için dil öğrenebilmiştir..

                 Dil olgusunun en küçük anlamlı birimi sözcük (kelime)’tür.sözcükler ses yada fonem birimlerinden oluşur.Fonemlerin sayısı çok fazla değildir.tek tek ses yada fonem birimleri genellikle bir anlam taşımadığı halde,diller anlamsız fonemlerden sonsuz sayıda anlamlı sözcük üretebilir.Sözcükler seslerden,Cümleler sözcüklerden,Diller kavram ve cümlelerden oluşur.Belli bir toplumun dilini bilmeyen yada öğrenmeyenlere ‘’YABAN’’(Yahşi) veya barbar yada dilsiz denir.

               Dillerin en yaygın biçimi söz (konuşma) dilidir,ancak kalıcı türü yazı dili olmasına rağmen,evrensel olanı MÜZİK VE  RESİM’dili’dir.Dilini bilmediğimiz toplum ve kültürlerin müziğini ve resimlerini anlayabiliriz.Konuşma (sözel) dilleri,birbirinin dilini bilenler arasında iletişim sağladığı halde,yazı ve çizgi ile ifade edilen bilim ve sanat dilleri birbirini tanımayan görmemiş duymamış kişiler arasında bile iletişim sağlar.Bilimin ve sanatın evrenselliği buradan gelir.Yapılan araştırmalar,insanlararası iletişimde,duyulan ses ile,görülen yüz,göz,beden hareketlerinin (jest ve mim) gibi sözcüklerin taşıdığı soyut düşünce ve anlamlardan çok daha zengin ve etkili olduğunu kanıtlamıştır.Türkçede Nutk boğazdan çıkan ilk sestir..Nutkum tutuldu sesim kesildi anlamında kullanılır..Nutuk okumak ise bellekteki ifadeyi dışa iletmektir.

               Giyinip örtünmek biyolojik bir gereksemedir.Modaya uyan yada uymayan giyim kuşam ise bir dildir.Renklerin,kokuların,çiçeklerin dili kadar giysilerimizinde dilleri vardır.İnsanlar vermek istedikleri iletilere uygun giysiler giymeye genellikle dikkat ederler.Yani giysilerini Konuştururlar.Öyleki ev kıyafetiyle konuk karşılamak görgüye aykırıdır’da,yatak giysisine benzeyen bir dekolte ile baloya gitmek görgüye uygun hatta çağrının ön koşulu olabilir.Erkeklerin çıplak dolaşması ayıp,kadınların yarı soyunuk dolaşması modadır,güzeldir

              Bir toplumun içinde yaşayan birey ve guruplar,birbirleriyle ilişkilerini dil ve iletişim süreciyle kurmaktadır.Dünyayı dille kavrıyor,kültürü dille yaşıyor,yaşatıyoruz.Çünkü dille düşünüyor,konuşuyor,anlaşıyor iletişim kuruyor,dille insan oluyoruz.Benim yarim gelişinden bellidir dolayısıyla yürüyüşte bir dil ve iletidir.Ozanlar,yazarlar,bilgin ve bilgeler dile duyarlılıklarıyla değer ve saygınlık kazanırlar.Kişinin sözü nasıl onun kişiliğini yansıtıyorsa’Halkın dili,ruhunu yansıtır.İnsanlar giyim kuşamlarıyla karşılanır,söz ve sohbetleriyle uğurlanırlar.Bu yaklaşıma göre insan kültürünün ürünüdür.

              Yazıyı icad ederek duyulur iletiyi görülür imgeye,uçan sözü kalıcı yazıya çevirmeyi..Gramafonu icad ederek uçan sözü konserve etmeyi.Fotoğrafı icad ederek mimleri/görüntüleri saklamayı..Telefonu icad ederek sesi (sözel)dili uzaklara taşımayı..Sinemayı icad ederek hareketleri yakalamayı..Sesli sinemayı icad ederek hareketi seslendirmeyi..Televizyonu icat ederek sesi ve görüntüyü birleştirmeyi ve taşımayı başarmıştır.

               Türk dilindeki “insan sözcüğü Arapça Üns-ünsiyet kökünden gelir.Arapça/Osmanlıca ünsiyet,ilişki kurmak,yakın olmak,tanımak,bilmek anlamında kullanılır.İnsana bu becerisini yeteneğini kazandıran dildir.Kültür veya toplum yapıları (ilişkileri) değiştiği zaman bu ilişkiyi kuran dilde değişiyor.Dillerin zaman içinde değişmesi,kültürün,toplumun değiştiğini yansıtır.Bu yüzden,gelişip kalkınalım ama kültürümüz değişmesin görüşü büyük bir yanılgıdır.Değişmeye izin ve olanak vermeyen süreklilik,toplumu,komşularından ve dünya milletlerinden daha gerilerde kalmaya ve yıkıntıya götürürken,denetimi yitiren hızlı değişmeler beklenmedik sosyal kazalara,iç ve dış çatışmalara yol açabilir..

               Gerçi her değişme,gelişme değildir ama her gelişme için değişme şart olup,kültürel değişmeyi gerektirir,ve eğer kültürümüz değişiyorsa,kuşkusuz dilimizde değişmektedir.değişmek zorundadır.öyleyse değişmeyi sağlayan bilgi ve araçlar yani bilim gereklidir.Kuşakların birbirini anlamaması başka bir deyişle,geçlerin gençlerle,yaşlıların yaşlılarla daha kolay anlaşması,kuşaklar arası çatışma,kültür değişmesinin en somut kanıtı sayılır.Australopitek adı verilen ilkel türün yaşadığı çağlarda insanoğlunun öğrenme gücü ve kapasitesi kültürel evrimin hızını sınırlamıştır.Bu çağlarda merkezi sinir sistemi dil öğrenmeye elverişli olanlar,dil öğrenmede geri kalanlara karşı üstünlük sağladılar.Çünkü dil aracılığı ile atalarının bilgilerini,yaşantılarını ve törelerini,kısaca kültürlerini öğrenip aktarabiliyorlardı.Kültürel evrimde öne geçen insanlar,kültürel evrimde geri kalanları sömürdüler,hatta bazı durumlarda ortadan kaldırdılar.Genetik değişmelerde biri fiziksel(Coğrafi),diğeri sosyal kültürel olmak üzere iki ana boyut vardır.Bu boyutlardan mutasyon,doğal seçilim,genetik(Demografik) kayma ve kültürel seçicilik süreçleri toplumların genetik hazinelerinin farklılaşma ve benzeşme eğilimlerini belirler.Savaşlar,göçler,kıtlık-bolluk dönemleri,büyük salgın hastalıklar,önemli iklim değişmeleri,büyük siyasal ideolojiler ve bunlar arasındaki ilişkiler bu eğilimler üzerinde eskiden olduğu gibi günümüzdede etkili olmaktadır.Bu bağlamda,ne kadar Türk olduğumuz Türk dilini ne kadar iyi kullanıp anladığımızla onu ne kadar sevip saydığımızla orantılıdır.Vatanını,Milletini ve ulusunu seven kişi dilinide sever ve sakınır.YASLICA’da konuşulmakta olan halk dili,bazı cahil kişilerce yanlış anlaşılıp,alay konusu edilebilir.Zira kullanılmakta olan bu kelimelerin öz Türkçe olduğu,Türk tarih ve dil kurumu tarafından’da kabul gördüğü ve bu günkü modern Türkçenin kaynağını oluşturduğunun bilincine varamadıklarının ve dil olgusu hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıklarının bir gerçeğidir. sosyal ve kültürel kaynaşmalardan dolayı ve komşu köylerden gelin almaların etkisiyle  lehçelerinin arasına bazı yabancı kelimeler girmiş olabilir.Lakin bu kelimelerin ivedilikle atılması kaçınılmazdır.Dilini korumak  değişmesini durdurmakla değil,gelişmesini sağlamakla gelişir.Dilin gelişmesi ise doğru ve güzel,özenle.saygıyla ve sevgiyle kullanılmasına bağlıdır..Dolayısıyla YASLICALILARIN dillerini özenle kullanmaları,yabancı kelimelerden sakınmaları ve temizlemeleri gerekmektedir.

                  Türkiye tarih ve dil bakımından bir Asya kültürüdür,tarihinin ve dilinin kaynakları Doğudadır.Türkler bin yıldır Anadoluda yaşadıklarından Ortadoğu ve Anadoludaki geçmiş ve yaşayan kültürlerden etkilenmişlerdir.  Müslüman oldukları için İslam kültürünün,Akdeniz bölgesindeki yerleşimleriyle,Akdeniz kültürünün üyesi sayılırlar,Ekonomide ve siyasette batı ülkelerini model aldığı için batı Avrupa kültürüne katılmaya çalışmaktadır.

                  Türkmenler Türk halklarından biridir.Başta Türkmenistan olmak üzere, Afganistan,Irak,İran ve Türkiyede yaşarlar.Türkmen kelimesinin kökenleriyle ilgili tezlerden birisi özellikle Arapların Müslüman Türkler için Türk-iman (Müslüman) diye bahşettiği ve zamanla bunun Türkmen kelimesine evrildiği yönündedir.Günümüzde bir çok ulus için kullanılan man-men eki aynı zamanda saf-ari anlamını taşır.Azerilerin Türkmenlere halen Türkegemen demesi,diğer tezleri foetik bakımdan zayıflatmaktadır.ikinci  teze göre Tümken kelimesi,Türk sözcüğüne İran dillerinden gelen ve Türke benzeyen anlamı veren MANAD sözcüğünün eklenmesiyle oluşmuştur.Modern araştırmacılar ise man/men ekinin yoğunlaştırma işlevi gördüğü ve saf Türk veya çoğu Türkler gibi şeklinde tercüme edebileceğini öne sürmektedir.Tarihi bakımdan tüm batı veya Oğuzlar Türkmen yada Türkoman denilmesine karşın günümüzde terim genellikle Türkmenistanda ve orta Asyanın  bazı bölgelerinde yaşayan halklar ve Irak Türkmenleri için kullanılmaktadır.

              Türkmence Ural Altay dil gurubunun Altay kolunu oluşturan batı Türkçesinin bir versiyonudur .Türkmenistanda yaşayan 3 milyondan fazla Türk ile İran,Afganistan ve Rusya gibi ülkelerde yaşayan yaklaşık aynı sayıda Türkmen tarafından kullanılmaktadır.Her Türkmen kimliği taşıyan Türkün aynı fonetik ve didaktik tarza bağlı kaldığı söylenemez.Bu yüzden Türkmence ayrı bir dil gibi algılanamaz.Irak Türkmenleri,Azeri ile Anadolu lehçeleri arasında bir Türkçe konuşurken,Eğedeki Türkmenler tümüyle tarihsel kültür ve eğitim süreçlerinin sonucu olan bir ağızla konuşurlar.Horasan Türkmenleride farklı bir ağza sahiptir.İslamiyetin kabuluyla birlikte,özellikle Gazneli Mahmut zamanında Oğuzlara Türkmen denmeye başlanmıştır.

              Türkmence dili çoğunluğu Türkmenistanda yaşayan,Türkmenlerin konuştuğu dildir. Türk dilleri oğuz öbeğine bağlı ve toplam 6 milyon kadar kişi tarafından konuşulur Türkmenistanın (3.500.000) dışında İranda 2 milyon Afganistanda ise 500.000. kişnin ana dilidir.Türkmence Türk lehçeleri arasında Türkçe ve Azericeye daha yakın bir lehçedir

             ÖRNEĞİN.: Çapalak(Alkış)..Buymak(Üşümek).Nak(Yaşlı Beygir). Bıldır(Geçen sene),Yuğlamak(uyumak), Çimecek(Banyo), Çişme(Tuvalet), Sipincak(Kaygan), Taplama(Sac ekmeği), Zağır(Kalınca pişmiş hayvan ekmeği), Çemiremek(Yukarı toparlamak), Sako(Çeket), Sığma(Yelek), Çakırdikeni,Çetti(Bir tür dikenli nebat), Şakşako(Gelincik Çiçeği), Yuğurt Çiçeği(Papatya), Budönüm(Bu sefer),Tama(Yani,ama), Koğur(Bırak), Apar(Götür), Savuşmak(Geçmek), Loda(Genişce kazılmış saman kuyusu), Dingilkak(Çocuk hopalası), Moz(Kızıları), Temaşe(Seyretme), Taka(Pencere), Gem(Döven), Yırlamak(Türkü söylemek), Nij ettin(Ne yaptın), Cücük(Serçe Kuşu), Tuluk(Koyun derisinden yapma su muhafazalığı), Külek(Tahta Bakraç), Enik(Hayvan yavrusu), Bumbar(Bağırsak), Kancığa(El örmesi yün İp), Torum(Deve yavrusu), Zırtepoz(Asi,Hamuda kalkma), Bilokma(Azıcık), Fırdola(Çepeçevre), Mecidiye(Yarım Lira,50 Kuruş), Çıngı(Kıvılcım),Gişi(Koca), Esseh(Gerçek)..Feğlik(Biçim biçmek).Uşak(Çocuk), Cılban(Yabani Bezelye), Urup(Çeyrek para 1/4), gibi kelimeler yukarıda saydığımız Türkmen ülkelerinde kullanıldığı gibi Yaslıca Köyü halkının lehçesinde’de mevcut olduğu ve günümüz Türkiyesinin,Karadeniz,Erzurum,Yozgat,Sivas,Kars,Bitlis, Tunceli ve Maraş' dolaylarında'ki  halkların konuştuğu dili ile Yaslıca Beldesinde kullanılan lehçenin benzerlik arz ettiği görülmektedir..(Örneğin :Azerbaycan ve bazı Türkmen ülkelerinde İsimlerin veya soyisimlerin sonuna OV eki eklenir.Ataniyaziov,Mutalibov gibi..Bizim Yaslıcada'da İsimler kısaltılarak sonuna Mehmedov,Ahmedov,Mahmudov şeklinde çağrılır.ve bilinir.)

Konuşulduğu Ülkeler  :Türkmenistan,İran,Afganistan,Azerbaycan,Türkiye,Kerkük,Musul

Konuşan Kişi sayısı     : 9 milyon

Dil Gurubu                   :Ural Altay Türk dilleri oğuz gurubu

 

Z A M İ R L E R                   .

1:ŞAHIS ZAMİRLERİ :  men-sen-ol-biz-siz-onlar

Yönelme hallerinde n>né değişmesi olur

Mana-sana-ona

Biye-siye-Vuna

2:İŞARET ZAMİRLERİ : Çekimli haller,bu işaret zamiri ‘’m’’ile başlar ek zamirlerin aralarına’’n’’ sesi girer,yönelme hallerinde ise n>né değişmesi olur

Geliyorum’un  yerini Gelyerım alır.’’i’’ ve u  harfi kalkıp kestirmeden gidilerek ‘’o’’nun yerini ‘’e ‘’harfi ‘’ u ‘’nun yerini’’ı ‘’harfi alır. Yorum ekinin yerini ‘’ırım’’eki alır.Bakıyorum (Bağıyırım)  ‘’u’’nun yerini ‘’ı’’aldı.

 

 

FİİLLER      ……………………………………                                            .

OLUMLU                                                                           OLUMSUZ

Gelıyırım                                                                                Gelmıyırım

Gelıyır                                                                                    Gelmıyır

Gelıyırler                                                                                Gelmıyırler

Ağlıyırım                                                                                Ağlamıyırım

Kaçıyerım                                                                              Kaçmıyerım

 

G E N İ Ş  Z A M A N

Gelıyırler                                                                                Gelmıyırler

Gelır                                                                                      Gelmez

Oğuyırler                                                                               Oğumıyırler

Huylanmışlar                                                                          Huylanmamışlar

 

G E L E C E K  Z A M A N

OLUMLU          .                                                               OLUMSUZ      .

Men geljek                                                                           men geljek döül

Biz geljek                                                                             biz geljek döül

Sen geljek                                                                            sen geljek döül

 

                                                          

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 30 Nisan 2011 21:04